Tarih: 24 Aralık 2025
Yer: Google Meet
Moderatör: Ümmü Seyrek
1. Katılımcılara Yöneltilen Sorular
Toplantı süresince tartışmaları yapılandırmak amacıyla moderatör tarafından yöneltilen temel sorular şunlardır:
Toplumsal cinsiyet ve engellilik bağlamında iş yerinde veya okulda ne tür tutumlarla karşılaşılıyor?
Karşılaşılan bu tutumlar sistemsel olarak mı yoksa bireysel olarak mı değerlendirilmelidir?
Bu tür tepkiler daha çok hangi aktörler (yöneticiler, akran grupları, meslektaşlar vb.) tarafından sergileniyor?
2. Giriş ve Genel Değerlendirmeler
Toplantının açılışında, engelliliğin bireyi toplumsal cinsiyet normlarının dışına iten bir “istisna” gibi algılandığı saptanmıştır. Engelli bireylerin toplumsal cinsiyet rollerinden soyutlanarak "güvenli, zararsız veya cinsiyetsiz" kabul edilmesinin, kapsayıcı olmaktan ziyade hiyerarşik bir dışlama biçimi olduğu vurgulanmıştır. Bu yaklaşımın bireyin yetişkinlik, özne olma ve saygınlık haklarını görünmez kılan bir sosyal etiket haline geldiği ifade edilmiştir.
3. İş Yaşamı, Mesleki Kalıplar ve Bağımsızlık
Cinsiyet Temelli İş Bölümü: Engelli erkeklerin her koşulda "çalışmak zorunda" görüldüğü, kadınların ise "zorlanmasın" söylemiyle hiçbir katkı sunmayan pasif alanlara ("hanım hanımcık işler") hapsedildiği belirtilmiştir.
Bağımsız Hareket ve Aile Baskısı: Kör erkeklerin bağımsız hareket etme ve seyahat konularında ailelerinden daha fazla destek gördüğü; kör kadınların ise aynı bağımsızlık için sürekli bir "ispat" sürecine maruz kaldıkları ve daha yoğun denetlendikleri aktarılmıştır.
Meslek Seçimi: Toplumsal cinsiyet kalıplarının engellilikle birleşerek bireyleri belli bölümlere yönlendirdiği veya "sen o işi yapamazsın, masa başı iş seç" şeklinde baskı yarattığı dile getirilmiştir.
4. Sosyal Yaşam, Evlilik ve Dışlanma Deneyimleri
Geleneksel Roller ve Dışlanma: Toplu buluşmalarda (düğün, cenaze vb.) kör kadınların ev içi sorumlulukların dışında bırakıldığı, bu "yok sayılma" durumunun çocukluktan itibaren rahatsız edici bir hal aldığı vurgulanmıştır.
Evlilik ve Partner Yaklaşımları: "Engelli kadınla evlenilebilir ama engelli erkekle evlenilemez çünkü erkek koruyamaz" şeklindeki ayrımcı bakış açıları eleştirilmiştir. Bazı evlilik tekliflerinin "lütuf" gibi sunulduğu veya kör kadınların aile baskısından kurtulmak için mutsuz evliliklere razı olabildiği ifade edilmiştir.
Aşağılayıcı İfadeler: Toplumda ve eğitimli kesimler arasında "kör topal bekar kalmadı" gibi çok yönlü aşağılama içeren ifadelerin kullanıldığı somut örneklerle paylaşılmıştır.
5. Kesişimsellik: LGBTİQ+, Sağlık ve Estetik
LGBTİQ+ Bireyler: Engelli LGBTİQ+ bireylerin hem toplumda hem de engelli toplulukları içinde dışlandığı, cinsel kimliklerini gizlemek zorunda kaldıkları belirtilmiştir.
Sağlık Hakkı ve Jinekoloji: Engelli kadınların jinekolojik muayenelerde "kadın" değil sadece "engelli" olarak görüldüğü, doktorların duyarsız yaklaşımları nedeniyle güvenli hizmet alabilmek için özel hastanelere fahiş ücretler ödemek zorunda kalındığı vurgulanmıştır.
Estetik ve Öz Bakım: Topuklu ayakkabı giyen veya güzellik merkezine giden kör kadınların "Zor olmuyor mu?" veya "İhtiyacın mı var?" gibi engelleyici tepkilerle karşılaştığı aktarılmıştır.
6. Sosyoekonomik Düzey ve "Eğitimli Kesim" Ayrımcılığı
İncelikli Sağlamcılık: Eğitimli kesimin, ayrımcılığı "süsleyip paketleyerek" sunduğu; daha görünmez,, mikro düzeyde saldırgan ve tehlikeli bir sağlamcılık (ableist) pratiği sergiledikleri ifade edilmiştir.
Eğitim vs. Duyarlılık: İnsan davranışının yalnızca eğitim düzeyiyle ölçülemeyeceği; bazen okuma-yazma bilmeyen bir bireyin, akademik eğitim almış birinden çok daha kapsayıcı olabildiği gözlemlenmiştir.
7. Psikolojik Etkiler, Mahremiyet ve Çocukluk
Duygusal Etki ve Kanıksama: Kurumlarda ismin ana kadro listelerinde yer almaması gibi dışlamaların zamanla "baş etme mekanizması" olarak kanıksandığı ancak bireylerin "iyi olma halini" (well-being) zedelediği belirtilmiştir.
Sınır İhlalleri: "Samimiyet" adı altında yapılan rıza dışı temasların güvenlik hissini zedelediği; özellikle çoklu engeli olan çocukların duygularının "anlamazlar" varsayımıyla yok sayıldığı vurgulanmıştır.
8. Öneriler ve Çözüm Yolları
Bireysel Düzeyde:
Rıza kültürünün her türlü iletişimde öncelenmesi.
Engelli bireylerin yetişkin ve bağımsız özneler olarak kabul edilmesi.
Ayrımcılığa karşı "bana bu şekilde davranamazsın" diyerek net tepki verilmesi.
Kurumsal Düzeyde:
Kurumlarda etik sınır politikalarının ve sınır eğitimlerinin güçlendirilmesi.
Karar alma mekanizmalarına engelli bireylerin aktif katılımının sağlanması.
Örgütsel Düzeyde (EGED ve STK'ler):
İş birlikleri: Cinsiyet eşitliği alanında çalışan örgütlerle dirsek temasında bulunulması ve çalışmaların erişilebilir kılınması için talepte bulunulması.
Aile Eğitimi: Ailelere yönelik "ayıp, günah, yasak" tabularını yıkan toplumsal cinsiyet odaklı eğitimlerin standartlaştırılması.
Görünürlük: EGED'in toplumsal cinsiyet politikalarını daha görünür kılması; gençlere yönelik özel eğitim programları düzenlemesi.
Eğitim:
Eğitimin sadece okulda değil; medya ve sosyal yaşam aracılığıyla, erken çocukluktan itibaren kadın-erkek eşitliği ve engellilik duyarlılığını kapsayacak şekilde bir "yaşam süreci" olarak ele alınması gerektiği vurgulanmıştır.
Siz de aylık online değerlendirme toplantılarımızda konuşulmasını istediğiniz bir konuda gündem önerisinde bulunmak için, gündem öneri formunu kullanabilirsiniz