BASINA VE KAMUOYUNA
14 Nisan 2026 tarihinde Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede gerçekleştirilen silahlı saldırıda çok sayıda öğrenci, öğretmen ve okul çalışanı yaralanmış; 15 Nisan 2026 tarihinde ise Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda gerçekleşen saldırıda öğretmenler ve öğrenciler hayatını kaybetmiştir.
Peş peşe yaşanan bu olaylar, eğitim ortamlarında güvenlik sorununun ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını bir kez daha göstermiştir. Hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı; yaralanan öğrenci, öğretmen ve okul çalışanlarına acil şifalar diliyoruz.
Okullar; çocukların, gençlerin ve eğitim emekçilerinin kendilerini güvende hissettikleri, öğrenmenin, dayanışmanın ve birlikte yaşam kültürünün güçlendiği alanlar olmak zorundadır. Ancak son dönemde eğitim ortamlarında artan şiddet olayları, okul güvenliği konusunun artık ertelenemez bir sorun hâline geldiğini göstermektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 42. maddesi eğitim hakkını güvence altına almakta, 41. maddesi ise çocukların korunmasının devletin temel yükümlülüklerinden biri olduğunu belirtmektedir. 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu eğitimde fırsat ve imkân eşitliğini esas almakta; ilgili mevzuat uyarınca öğrencilere güvenli bir eğitim ortamı sağlanması devletin sorumluluğu olarak tanımlanmaktadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme de çocukların korunma ve güvenli eğitim ortamında bulunma hakkını açık biçimde tanımlamaktadır.
Bu nedenle yaşanan saldırılar yalnızca adli bir mesele değil; çocukların eğitim hakkını, güvenliğini ve psikolojik bütünlüğünü tehdit eden ciddi bir hak ihlalidir.
Okullarda şiddetin önlenmesi yalnızca güvenlik tedbirleriyle değil; rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, psikososyal destek mekanizmalarının yaygınlaştırılması, riskli durumların erken tespit edilmesi ve kapsayıcı bir okul ikliminin oluşturulmasıyla mümkündür.
Ayrıca kriz ve acil durum süreçlerinde yapılacak erişilebilirlik düzenlemeleri yalnızca engelli bireyler için değil, herkesin güvenliğe ve bilgiye eşit biçimde ulaşabilmesi açısından temel bir ihtiyaç ve haktır.
Millî Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumları; okul güvenliği, rehberlik ve psikososyal destek mekanizmaları, kriz önleme çalışmaları, erişilebilir acil durum planlamaları ve okul çevrelerinde alınacak güvenlik önlemleri konusunda daha güçlü ve sürdürülebilir adımlar atmaya davet ediyoruz.
Şiddetin değil güvenin, korkunun değil dayanışmanın hâkim olduğu okullar herkesin hakkıdır.
Eğitimde Görme Engelliler Derneği