İzmir - FATİH Projesi’nden Yararlanma Yöntemleri ve Görme Engelli Öğretmenlerin Sorunları Toplantısı Tutanağı

Eğitimde Görme Engelliler Derneği olarak; İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle, 22 Ekim 2014 tarihinde, Aşık Veysel Görme Engelliler İlköğretim Okulu’nda, İzmir ilinde görev yapan görme engelli öğretmenlerin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz “FATİH Projesi’nden Yararlanma Yöntemleri ve Görme Engelli Öğretmenlerin Sorunları” başlıklı toplantı tutanağıdır.
Toplantının ilk oturumunda; FATİH Projesi etkileşimli tahta, tabletler, görme engellilere yönelik verilecek özel eğitim ve EBA başlıklarında incelenmiştir. Bu başlıklarda ele alınan konular İl Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri tarafından raporlaştırılmıştır.
(İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü'nün FATİH Projesi oturumuyla ilgili notları için tıklayın)
Genel olarak; FATİH Projesi’nin öğretmen ayağında görme engellilerin dikkate alınmadığı, gerek total, gerekse az gören kişilerin proje kapsamında verilecek yazılım ve donanımlardan yararlanabilmesi için ivedilikle girişimlerin hızlandırılması gerektiği ifade edildi. Eğitimde Bilişim Ağı (EBA) kapsamında İzmir’de kurulan stüdyoda görme engelli bireylere yönelik yeni içerik oluşturma imkanı elde edildiği bilgileri katılımcılarla paylaşıldı. Ayrıca var olan E-kitap ve video gibi içeriklerdeki görsel alanların betimlenmesi, kitapların erişilebilir formatlarda ve az görenlerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde sunulması önerileri dile getirildi.
Toplantının öğleden sonraki oturumunda, ilk olarak geçtiğimiz yıl düzenlemiş olduğumuz görme engelli öğretmenler toplantısına ait sonuç raporu okundu. Daha sonra, görme engelli öğretmenlerin farklı alanlarda yaşamış olduğu sorunlar başlıklar halinde ele alındı.
Görme engelli öğretmenlerin idareyle ilgili yaşamış olduğu sorunlar başlığında ilk olarak öğretmenlere imza karşılığında yapılan duyurular konusu gündeme getirildi. Bu duyuruların içeriğiyle ilgili görme engelli öğretmenlere yeterli bilgi verilmemesi durumuyla karşılaşılabildiği ve bu yüzden zaman zaman idareyle sorun yaşanabildiği ifade edildi. Bu soruna yönelik tüm duyuruların e-posta yoluyla öğretmenlere iletilmesi teklifinin idareye götürülmesi önerisi gündeme getirildi ve bunun bazı okullarda uygulandığı bilgisi verildi. Okul idarecilerinin engelli farkındalığının artırılmasıyla ilgili bir bilgilendirme semineri verilmesinin faydalı olabileceği görüşü dile getirildi. Okul idarecilerinin "Bir öğretmen idareye ne kadar az sorun götürürse o kadar iyi bir öğretmendir" şeklinde bir tutuma sahip olduğu ifade edilirken, genellikle görme engelli öğretmenlere sorumluluk vermekten kaçınıldığı şikayetlerinde bulunuldu. Bazı okullarda görme yaşanan engelli öğretmenlerin seçmeli derslerde görevlendirilmesi ve ek ders verilmemesi gibi ayrımcı uygulamalar dile getirildi. Ayrıca görme engelli öğretmenlere bazı okullarda zorla nöbet görevi verildiği belirtilirken mevzuatta bu durumun kişinin isteğine bağlı olarak düzenlenmesi önerisinde bulunuldu. Görme engelli öğretmenlerin bu tür mobing ve ayrımcı tutumlara karşı kendilerini savunabilmesi için alanıyla ilgili mevzuat hakkında yeterli bilgiye sahip olması gerektiğine vurgu yapıldı.
Sınıf yönetimi başlığında, tüm öğretmenlerin yaşadığı genel sorunlarla görme engelli öğretmenlerin karşılaşması durumunda bunun engel durumuyla bağdaştırılması yoluna gidildiği söylendi. Görme engelli bir öğretmenin sınıfı nasıl idare edeceği idarenin, diğer öğretmenlerin ve velilerin endişe ettiği bir durum olduğundan, okula yeni atanan bir görme engelli öğretmenin sınıfa ilk girdiğinde kendisinden ve engelinden bahsetmesi, nasıl okuyup yazdığı ve bilgisayar kullandığı gibi konularda öğrencileri bilgilendirmesi öğrencilerin ona saygı duymasını sağlarken; öğrencilere çeşitli görevler vermesi derse olan motivasyonun yükselmesini, sınıfta öğrencilere yakın olması, sıraların arasında dolaşması gibi eylemler de sınıf hakimiyetini kuvvetlendirmesini etkileyen etkenler arasında sayıldı. Ayrıca öğrencilerin sınıf düzeylerinin de öğretmeni sınıf hakimiyetiyle ilgili farklı teknikler kullanmaya sevk ettiği belirtilerek üst sınıfların kontrolünün daha kolay olduğuna vurgu yapıldı.
Öte yandan, ilköğretim okullarında zorunlu olarak kullanılan bitişik eğik el yazısı uygulamasına görme engelli öğretmenlerin de dikkat etmesi vurgulandı.
Velilerle ilişkiler başlığında; görme engelli öğretmenlerin de diğer öğretmenlerle benzer veli problemleriyle karşılaştığı ifade edilirken her okulda farklı veli profili bulunabileceği dile getirildi.
Görme engelliler okullarında ise okula yeni atanan engelsiz bir öğretmenin kabartma yazı bilmemesi ve özel eğitim konusunda donanımı bulunmamasının sorun olarak görülmediği fakat buna karşın görme engelli öğretmenin yeterliliğinin sorgulandığı belirtildi. Mevcut durumda kabartma yazı bilmeyen öğretmenlerin sınav kağıtları ve ödevleri öğrencilere ya da görme engelli öğretmenlere okuttuğu söylenerek okula yeni atanan branş öğretmenlerinin hizmetiçi eğitime tabi tutulması gerektiği ısrarla önerildi. Ayrıca gerek öğrenci gerekse öğretmenlerin daha fazla kabartma kaynağa ihtiyaç duyduğu ifade edilerek Ders Aletleri Yapım Merkezi’ne bu konuda talepte bulunulması gerektiği vurgulandı.
Okullarda engelli istismarına yol açan etkinliklere ilişkin İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün tedbirler almaya başladığı ve artık bu tür uygulamalara müsaade edilmediği bilgisi verildi.
Toplantı, ele alınan konuların İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne sunulması için bir heyet belirlenmesiyle son buldu.
Toplantı fotoğraf albümü için tıklayın

İlgili Alanlar: